Özet
GİRİŞ ve AMAÇ
Meme kanseri hastalarında depresyon, uyku ve cinsel işlev bozukluklarını sorgulamak ve tanımak hastaların yaşam kalitesini iyileştirmektedir. Erken evre meme kanserli hastalarda adjuvan endokrin tedavisi ve diğer değişkenlerin depresyon, uyku kalitesi ve cinsel işlev bozukluğu üzerine etkilerini değerlendirmeyi amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER
Çalışmamız, hormon reseptörü pozitif, erken evre (evre I-III) meme kanseri tanısı almış ve medikal onkoloji polikliniğinde en az 3 ay takip edilen 105 hastanın katılımıyla gerçekleştirildi. Veri toplama aracı olarak sosyodemografik form, Beck Depresyon Envanteri (BDI), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) ve Kadın Cinsel İşlev İndeksi (FSFI) kullanıldı.
BULGULAR
Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlara göre hastaların %55.8'inde depresyon, %60,6'sında kötü uyku kalitesi, %77.1'inde cinsel işlev bozukluğu saptandı. PR pozitif olan hastalarda cinsel işlev bozukluğuna eğilim gözlendi ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (P=0,005). Hastaların PUKİ ve BDI değerleri arasında güçlü (p<0,001) bir korelasyon vardı. Depresyon, uyku ve cinsel işlev bozukluğu olan hastalarda farklı endokrin tedavi ajanları (tamoksifen/anastrozol/letrozol) arasında ise anlamlı bir ilişki yoktu (p> 0.05).
TARTIŞMA ve SONUÇ
Çalışmamızda çoğu hastada depresyon, uyku bozukluğu ve cinsel işlev bozukluğuna eğilim saptadık. Bazı sosyodemografik özelliklerin, adjuvan tedavi ve hormon reseptör durumunun cinsel işlevselliği etkileyebileceği ortaya çıktı. Bu nedenle meme kanseri tanısı ile takip edilen hastalarda bu belirtilerin sorgulanması ve değerlendirilmesi önemlidir.


