ISSN 0304-596X | E-ISSN: 2148-7669
Gastrointestinal Sistemin Primer ve Sekonder Hematolenfoid Neoplazileri: Tek Merkez Deneyimi. [Acta Oncol Tur.]
Acta Oncol Tur.. Baskıdaki Makaleler: AOT-68916

Gastrointestinal Sistemin Primer ve Sekonder Hematolenfoid Neoplazileri: Tek Merkez Deneyimi.

Beril Güler
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı, İstanbul

GİRİŞ ve AMAÇ: Gastrointestinal sistem, hematolenfoid neoplazilerin en sık görüldüğü ekstranodal bölgedir. Bununla birlikte inflamatuar lezyonlar ve epiteliyal neoplazilere kıyasla oldukça nadir gözlenen bu grup neoplazilerde tanı zorlukları yaşanabilmektedir. Bu çalışmada gastrointestinal sistemin sık görülen hematolenfoid neoplazilerinin klinikopatolojik özelliklerini sunmayı, nadir görülen antitelere ise dikkat çekmeyi amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Patoloji arşivimizden, 2014-2021 yılları arasında, gastrointestinal sistem infiltrasyonu ile hematolenfoid neoplazi tanısı alan 46 hasta retrospektif olarak tespit edilmiştir. Patoloji raporları yanı sıra demografik ve klinik verilere, endoskopi ve görüntüleme bulgularına hastane bilgi sisteminden ulaşılmıştır.
BULGULAR: Otuzaltı hastada primer odak gastrointestinal sistemdi. Dokuz hastada, gastrointestinal infiltrasyon sistemik hastalığın sekonder yayılımı olarak kabul edildi. Hastalardan birinde, mevcut verilerle primer veya sekonder hastalık ayrımı yapılamadı. Ortalama yaş 56 idi. Olguların yaklaşık dörtte üçü (%73,9) endoskopik biyopsi ile tanı aldı. Hastaların sıklıkla başvuru sebebi nonspesifik gastrointestinal semptomlardı (%73,9). Barsak yerleşimli orgularda ise ileus tablosu ile karşılaşıldı. En sık tanı diffüz büyük B hücreli lenfoma (n: 26), ardından MALT lenfomaydı (n: 6). Duodenal tip foliküler lenfoma tanısı alan dört hastamız mevcuttu. Nadir vakalarımız; IRF4 ile ilişkili büyük B hücreli lenfoma (n: 1), EBV pozitif büyük B hücreli lenfoma (n: 1), ekstrakaviter/solid varyant primer efüzyon lenfoma (n: 1), myeloid sarkomdu (n: 1).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Difüz büyük B hücreli lenfoma hasta sayısının MALT lenfomanın dört katından fazla olması beklenmeyen bir farktır. Özellikle nadir görülen yüksek dereceli lenfomalar ve myeloid neoplazilerin, az diferansiye karsinomlarla karıştırılabilme olasılığı önemli bir handikaptır. Duodenal lenfoid foliküller dikkatlice değerlendirilmeli ve immünhistokimyasal değerlendirme yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Gastrointestinal Neoplaziler, Lenfoma, Hematolojik Neoplaziler.

Primary and Secondary Hematolymphoid Neoplasms of the Gastrointestinal Tract: A Single Institute Experience.

Beril Güler
Department Of Medical Pathology, Bezmialem Vakif University, Istanbul, Turkey

INTRODUCTION: The gastrointestinal tract is the most common extranodal region for hematolymphoid neoplasms. However, when compared to inflammatory lesions or epithelial tumors, this group of neoplasms is quite rare and some of them cause diagnostic difficulties. In this study, the clinicopathological features of common hematolymphoid neoplasms of the gastrointestinal tract were aimed to be represented and observed rare entities were highlighted.
METHODS: Forty-six patients who were diagnosed of hematolymphoid neoplasia with gastrointestinal system infiltration between the years 2014 and 2021 were selected retrospectively from the archives of pathology department. Pathology reports, demographic and clinical data, endoscopic and imaging findings were collected from the hospital information system.
RESULTS: Thirty-six of the patients were diagnosed of primary neoplasms of the gastrointestinal tract. Nine patients were accepted as secondary spread of systemic disease to the gastrointestinal tract. For one patient, differential diagnosis regarding primary or secondary disease could not be made with available data. The mean age was 56. Approximately three-quarters (73.9%) of the cases were diagnosed by endoscopic biopsy. Patients frequently (73.9%) presented with nonspecific gastrointestinal symptoms. However, ileus was described in cases with bowel localization. The most common diagnosis was diffuse large B-cell lymphoma (n: 26) followed by MALT lymphoma (n: 6). We had four patients diagnosed as duodenal-type follicular lymphoma. Rare cases were IRF4-associated large B-cell lymphoma (n: 1), EBV positive large B cell lymphoma (n: 1), extracavitary/solid variant primary effusion lymphoma (n: 1), myeloid sarcoma (n: 1).
DISCUSSION AND CONCLUSION: An unexpected difference was that the number of patients with diffuse large B-cell lymphoma was more than four times of MALT lymphoma. Possibility of confusion with poorly differentiated carcinomas is an important handicap especially in rare high grade lymphomas and myeloid neoplasms. Duodenal lymphoid follicles should be carefully evaluated and immunohistochemical evaluation should be performed.

Keywords: Gastrointestinal Neoplasms, Lymphoma, Hematologic Neoplasms.



Sorumlu Yazar: Beril Güler, Türkiye
Makale Dili: İngilizce
LookUs & Online Makale