ISSN 0304-596X | E-ISSN: 2148-7669
Kutanöz Skuamöz Hücreli Karsinom: Genç Yetişkinlere Karşı Ayrımcı Bir Kanser Türü [Acta Oncol Tur.]
Acta Oncol Tur.. Baskıdaki Makaleler: AOT-61582

Kutanöz Skuamöz Hücreli Karsinom: Genç Yetişkinlere Karşı Ayrımcı Bir Kanser Türü

Zeynep Gülsüm Güç1, Hasan Güç2
1İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği, İzmir, Türkiye
2Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi, Plastik, Estetik Ve Rekonstruktif Cerrahi Bilim Dalı, İzmir, Türkiye

GİRİŞ ve AMAÇ: Kutanöz skuamöz hücreli karsinom(cSCC) en sık görülen kanserlerden biriyken, genç erişkin cSCC nadirdir ve klinik özellikleri, sonuçları ve iyatrojenik risk faktörleri iyi tanımlanmamıştır. Bu çalışmada genç erişkinlerde cSCC ile ilişkili klinik özellikleri, potansiyel risk faktörlerini ve nüksü etkileyen faktörleri tanımlamak amaçlanmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanı yaşı <35 olan, tam tıbbi öyküsüne ve kullandığı ilaçlara ulaşılabilen ve retrospektif analize izin veren 43 hasta çalışmaya dâhil edildi. Hastaların demografik özellikleri, tanı tarihleri, lezyon lokalizasyonları, patoloji sonuçları ve aile öyküleri kaydedildi.
BULGULAR: Çalışmaya dâhil edilen hastaların ortalama tanı yaşı 29 (17-34) yıl olarak bulundu. 20 hastanın (46,5%) ailesinde malignite öyküsü bulunmaktaydı. 19 hastada (44,2%) SCC tanısından önce prekanseröz lezyon saptandığı görüldü. Hastaların %7’sinde organ veya allojenik kemik iliği nakli ve uzun dönem immünsupresan kullanımı, %7’sinde kutanöz kanserlere genetik yatkınlık ve %7’sinde RT-KT öyküsü mevcuttu. 58 aylık takip süresinde 18 hastanın (41,9%) nüks ettiği gözlendi. Histopatolojik olarak orta-kötü differansiye skumaöz hücreli karsinom varlığının, uzamış immünsupresan kullanımının, radyoterapi ve kemoterapi öyküsü bulunmasının nüks gelişimi ile istatistiksel anlamlı ilişkisi olduğu gözlendi (p<0,05). Sağkalımı etkileyen faktörler için yapılan Kaplan-Meier analizinde genetik risk varlığının, kötü differansiyasyonun ve nüks varlığını sağkalım ile ilişkisi gösterilmiştir. (p<0.05)
TARTIŞMA ve SONUÇ: Genç erişkinlerde uzun süreli immünsupresan kullanımı, kemoradyoterapi, genetik kutanöz kanser yatkınlık sendromları ve prekürsör lezyon varlığı gibi cSCC gelişimi için risk faktörlerinin tanınması uygun danışmanlık, erken tanı ve etkin tedavi sağlamak için büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kutanöz skuamöz hücreli karsinom, kemoterapi, radyoterapi, immünsupresan, genetik

Cutaneous Squamous Cell Carcinoma: A Type Of Cancer That Discriminates Against Young Adults

Zeynep Gülsüm Güç1, Hasan Güç2
1Department of Medical Oncology, Izmir Katip Celebi University, Ataturk Training and Research Hospital, Izmir, Turkey
2Department Of Plastic, Reconstructive And Aesthetic Surgery, Tepecik Training And Research Hospital, Izmir, Turkey

INTRODUCTION: Cutaneous squamous cell carcinoma (cSCC) is one of the most common cancers. Young adult cSCC is rare and its clinical features, outcomes, and iatrogenic risk factors are not well defined. This study aimed to specify the clinical characteristics, potential risk factors, and the factors affecting recurrence associated with cSCC in young adults.
METHODS: Forty-three patients aged <35 years at diagnosis, who allowed their data to be retrospectively analyzed, and whose full medical history and records were available were included in the study. Their demographic characteristics, date of diagnosis, localization of lesion, pathological and family histories were recorded.
RESULTS: Patients’ mean age at diagnosis was 29 (17-34) years. Twenty patients (46.5%) had familial history of malignancy; 19 (44.2%) had precancerous lesions before SCC diagnosis. Three (7%) had a history of organ or allogeneic bone marrow transplantation and long-term use of immunosuppressants, 3 (7%) had genetic predisposition to cutaneous cancers, and 3 (7%) had a history of RT-CT. Eighteen patients (41.9%) had relapses during the 58-month follow-up. Histopathologically, presence of moderately-poorly differentiated squamous cell carcinoma, prolonged use of immunosuppressants, and history of RT-CT were statistically significantly associated with relapse (p<0.05). Kaplan-Meier analysis done for factors affecting survival showed a relationship between survival and presence of genetic risk, poor differentiation, and recurrence (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Recognizing the risk factors for cSCC in young adults (long-term immunosuppressants, chemoradiotherapy, genetic cutaneous cancer predisposition syndromes, presence of precursor lesions) bear great importance in providing appropriate guidance to ensure early diagnosis and effective treatment.

Keywords: cutaneous squamous cell carcinoma, chemotherapy, radiotherapy, immunosuppressants, genetics



Sorumlu Yazar: Zeynep Gülsüm Güç, Türkiye
Makale Dili: İngilizce
LookUs & Online Makale